
Banyo aynanızın neden ısıtıcıya ihtiyaç duyduğu
Hepimiz bunu yaşamışızdır. Sıcak duştan çıkıp giyinme alanına girildiğinde, sanki dondurucuya adım atmış gibi hissedilir. Soğuk fayanslar ve nemli hava yüzünden geleneksel ısıtıcılar yeterli olmaz. Tüm odayı ısıtmaya çalışırlar, ancak bu oldukça uzun sürer.
İşte bu yüzden kısa dalga kızılötesi ısıtıcıları kullanıyoruz. Hava ile mücadele etmek yerine, ısı doğrudan size ulaşır. Cihazı açtığınızda hemen sıcaklığı hissedersiniz. Beklemeye gerek yok, üşümek de yok.
Nasıl çalışır?
Bunu güneşle karşılaştırabilirsiniz. Temmuz ayında dışarı çıktığınızda etrafınızdaki havanın ısındığını hissetmezsiniz; sadece cildinize vuran ışınları hissedersiniz. Bu lambalar da aynısını yapar. Enerjiyi yollayarak, bu enerjinin katı bir yüzeye – sizin vücudunuza veya en sevdiğiniz bornozunuza – temas ettiği anda ısıya dönüşmesini sağlar.
Çok hızlıdır. Gerçekten çok hızlı. Işıkla çalıştığı için, önce “ısınması” gereken bir ısıtma bobini yoktur. Sadece açılır ve işlev görür.
İçindeki parçalar
Bunu mümkün kılmak için tüplerde yüksek saflıkta kuvars cam kullanıyoruz. Neden mi? Çünkü bu tür malzemeler hızla ısınır ve normal camlar bu baskı altında kırılır.
Peki lambanın arkasındaki o ayna ne işe yarar? Görünüş açısından orada değildir. Aslında o bir parabolik yansıtıcıdır. Isıyı yakalar ve onu düzgün bir şekilde ileriye doğru yönlendirir, böylece tüm enerji tavanlara boşa harcanmaz.
Dikkat edilmesi gereken birkaç şey
Bu lambalar oldukça güçlüdür. Oldukça fazla enerji tüketdikleri için, devrenizin bu yükü kaldırabileceğinden emin olmalısınız. Sabah telaşı sırasında ışıkların sönmemesi gerekir.
Ayrıca, kısa dalga kızılötesi ışınlar çok yoğun olduğundan, lambanın yerleştirilmesi çok önemlidir. Eğer lambayı aynaya çok yakın yerleştirirseniz veya ucuz yapıştırıcılar kullanırsanız, zamanla ayna çatlayabilir veya soyulabilir. Biz ise dayanıklı, ısıya karşı dirençli braketler kullanıyoruz ve her şeyin güvenli ve sabit kalması için biraz boşluk bırakıyoruz.